Bilgi

Nükleer Santral Nedir? Nasıl Çalışır? Çevreye Zararları Nelerdir

Nükleer santraller önemli enerji kaynalarından olduğu kadar çevremizi kirletmektedir. Nükleer enerji üretilirken reaktörlerde Uranyum-235 kullanılır. Elde edilen enerji devasa oranda olmasına rağmen çevreye zarar vermektedir.

Nükleer santrallerde yakıt olarak nükleer reaktörler kullanılır. Bunlar zenginleştirilmiş maddeler olup füzyona uğrayarak çekirdeklerde patlama meydana gelmesi devasal enerji ortaya çıkartılır. Su içinde olması sayesinde sıcaklığı suyu buhara dönüştürmesi ile elektrik türbinlerin hareket etmesini sağlayarak enerji üretimi sağlanmaktadır. Nükleer reaktörler oldukça faydalı olup geleceğin enerjisi olarak kullanılmaktadır. Yüksek miktarda enerji üretimi sağlaması adına tehlike barındırmaktadır. Termik santrallerde patlama meydana gelmesi durumunda çevresel olarak tehlike saçmaktadır.

Bir çok gelişmiş ülkede nükleer santraller faaliyet göstermesine rağmen bunlara karşı çıkılmaktadır. Günümüzde dünya genelinde 400 civarında nükleer santral faaliyetlerini devam ettirmektedir. Güvenli ve doğru şekilde yönetilen nükleer santrallerin tehlikesi yoktu. Tehlike olma durumunda reaksiyonu sonuçlandırmak adına tasarlandıran koruma sistemleri vardır. Zincirleme tepkime sonlandırılması durumunda tepkime kırılarak ısı enerjisi ortadan kaldırılmaktadır.

Nükleer Santral Kazaları

cernobil nukleer santral

1957 yılında İskoçya’da meydana geldi. Reaktör civarında radyasyon yayıldı ve ölümler meydana gelmiştir.

1979 yılında ABD’de meydana gelen kazada ekipler ölmüştür. Reaktörün kalbi erimesi sonucunda meydana geldi.

1986 yılında Ukrayna’da Çernobil reaktör faciasının meydana gelmesi olmuştur.

2011 yılında Japonya’da Fukuşima Nükleer santrali kazası yaşanmıştır.

Nükleer santraller elektrik enerjisi üretiminde oldukça gelişmiş teknolojiye sahiptir. Elementlerin değişimleri sonucunda ortaya çıkan devasal ısı sayesinde suyun buharlaşarak türbinlerin döndürmesine yardımcı olmaktadır. Jeneratörler sayesinde elektrik enerjisi elde edilmiş olacaktır. Bir çok gelişmiş ülkede nükleer santraller faaliyet göstermesine rağmen bunlara karşı çıkılmaktadır. Günümüzde dünya genelinde 400 civarında nükleer santral faaliyetlerini devam ettirmektedir.

Nükleer Santral Nasıl Çalışır

nukleer santral calismasi

Nükleer santrallerin çalışabilmesi için zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç duyulur. Uranyum zenginleştirilmesi sonucunda füzyon tepkimeye girmesi sonucunda ortaya inanılmaz enerji çıkmaktadır. Nötronlar harekete geçerek uranyum elementinin çekirdeğine çarpar ve büyük enerji oluşur. Ortaya çıkacak olan enerji sayesinde ölümcül miktarda çoğalabilir. Kontrol edilerek oluşacak sorunlara karşı önlem alınmalıdır.

Doğru bir şekilde yapılmış olan nükleer santrali enerji üretiminde büyük katkısı olur. Taş kömürü kullanan enerji santrallerine göre doğamızı çok daha az kirletmektedir. Taş kömüründe ortaya çıkan karbon, sülfür ve diğer elementler doğaya zarar vermektedir. Enerji üretimi oldukça önemli olduğu gibi yaşanacak felaketlerde göz ardı edilmemelidir. Tarihte ilk defa Çernobil olayı olarak geçen nükleer santralde patlama meydana gelmiştir. Uranyum’un tepkimeleri sonucunda devasal enerji ortaya çıkacaktır. Bunlar gelecek yüzyılda yaşayacak insanların hayatlarında her daim iz olarak kalacaktır.

Nükleer Enerjinin Çevreye Zararları

Akkuyu nükleer enerji yapımında temellerin atılması ile birlikte ülkemizi bekleyen bir çok sorun olabilir. Ucuz enerji üretimi sayesinde atom parçacıkları füzyona uğrayarak ortaya çıkan devasal enerji, dönüşümler sonucunda elektrik enerjisi üretiminde kullanılacak. Elektrik fiyatlarında ucuzlama olarak bütçemize önemli katkı sağlaması bekleniyor. Nükleer enerji ekonomik olarak destek sağlasa dahi zararları inanılmaz boyutlara çıkabiliyor. Nükleer santral kazaları tarihte yaşanmış ve izleri halen duruyor.

Nükleer reaktörlerden çıkan atık plütonyum zehirli olması kanser yapıcı etkiye sahiptir. Doğada 250 yıl boyunca zehir saçmaya devam ederek çözünmektedir.

Radyoaktif madde Stronsiyum yağmurla birlikte yeryüzüne inerek hayvanlara, canlılara bulaşmaktadır. Kan kanseri (lösemi) neden olmaktadır. Doğadaki ömrü 280 yıldır.

Sezyum ve İYOD adındaki maddeler besin yoluyla insan vücuduna girip Tiroit bezi kanserine, çocuklarda genetik bozukluklara yok açmaktadır.

1986 yılında Çernobil faciasının yaşanmasından dolayı insanlar radyasyona maruz kalmıştır. Kanser ve çeşitli hastalıklardan etkilendiler. Genetik olarak bozukluklar görülmüştür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu